Türkçe metni rahat izleyebilmeniz için, "browser" ınızın "document encoding" ini "Turkish" olarak değiştirdiniz mi ? ...

İleri ( Üçüncül ) Arıtma Yöntemleri - 1...


Membran Prosesler...

Yazar : Hanife Efeoğlu...

Membran ayırma süreçleri üçüncül arıtımda önemli bir rol oynarlar. Elektrodializ ve ters osmoz süreçleri tuzlu sudan tuzun uzaklaştırılmasında kullanılırlar. Ultrafiltrasyon diğer bir üçüncül arıtım yöntemidir. Bir membran ayırdığı fazlar arasında moleküler ya da iyonik türlerin akışına bir engel oluşturur. Bu kuru bir katı, bir jel ya da immobilize olmuş bir sıvıdır. Bir ayırıcı olarak kullanılabilmesi için, bir membranın bazı molekülleri diğerlerinden daha hızlı geçirmesi gerekir. Membran ; bazı moleküller için yüksek geçirgenliğe, bazı moleküller için ise düşük geçirgenliğe sahiptir. Dönüşümsüz termodinamik yasaları ile membran geçirgenliği ile ilgili matematiksel ifadeler yazılabilir. Bu yaklaşım ile, membranın bir " kara kutu " gibi davrandığı kabul edilip entropi üretim hızı incelenmiştir. Entropi üretimi bir membran boyunca taşınım için bir " itici kuvvet "tir. Genel olarak bir membran boyunca bileşenlerin akışı ;



şeklinde yazılabilir. Burada, ilk terim " i " bileşeninin membran boyunca itici kuvvet teriminde akış hızını ifade etmektedir. ( PHI ) ( DELTA G İ ), bu membran boyunca serbest enerji değişiminin bir fonksiyonudur. L İİ O , " i " türleri için difüzyon akış katsayısıdır. İkinci terim diğer bileşenlerin serbest enerji itici kuvvet fonksiyon terimlerinde, " i " bileşeninin çift taraflı akışını ve aynı zamanda difüzyon akış katsayılarını ifade eder. L İJ O katsayıları için iki koşulun sağlanması gerekir ; ( a ) L İJ O = L O ve ( b ) termodinamik yasalara göre, L İİ O - L İJ O >= 0. İki taraflı akışın tanımlanması termodinamik yasalar ile yaklaşımın büyük bir avantajı olmaktadır. Örneğin, ters osmoz yolu ile bu geçiş bir elektriksel yük toplanmasına ( akış potansiyeline ) neden olur ve elektrodializdeki elektrik akımının akışı su akışına neden olur. Aşağıdaki çizelgede ayırıcı membran süreçler ve temel itici kuvvetler sunulmuştur.

Süreç Membranın fonksiyonu Öncelikli itici kuvvet
Ters osmoz Suyun seçici transferi Basınç
Ultrafiltrasyon Moleküler boyut, biçim ve elastikiyet bazında seçicilik Basınç
Elektrodializ Seçici iyon taşınımı Elektriksel potansiyel gradyan
Dializ Seçici çözelti taşınımı Konsantrasyon
Jel geçirimliliği kromatografisi Yüksek moleküllü çözelti geçişinin engellenmesi Konsantrasyon
Sıvı geçirimliliği Sıvıların seçici taşınımı Konsantrasyon
Pil ayırıcıda ayırım Kolloidler kalırken seçici iyon taşınımı Elektriksel potansiyel gradyan
Elektrod ile oksijen saptanması Depolarizasyonun kontrol hızı Konsantrasyon kısmi basıncı
Elektrod ile belirli iyon saptanması İyon kompleksinin seçici taşınımı Konsantrasyon ( aktivite )

Su ve atıksu arıtımında genelde kullanılan üç membran süreci vardır ; ( a ) ters osmoz, ( b ) elektrodializ ve ( c ) ultrafiltrasyon. Elektrodializ tuzlu sulardan tuzun ayrılmasında kullanılır. Ters osmoz da aynı amaç için kullanılır. Ultrafiltrasyon düşük moleküler ağırlıklı tuzların uzaklaştırılmasında kullanılamaz, ama su içindeki makromoleküllerin uzaklaştırılmasında oldukça etkindir. Aşağıdaki şekilde çeşitli ayırma süreçlerinin kullanılan aralıkları verilmiştir.

Ters Osmoz...

Osmoz süreci, iki farklı sıvı veya iki değişik derişimli sıvı arasına bir membran yerleştirilerek sadece çözgen moleküllerinin geçmesine izin veren bir süreçtir. Membranın her iki tarafında kimyasal potansiyel eşit olduğunda difüzyon durur. Böylece osmoz süreci sona erer. Osmoz sürecinin göstergesi " osmotik basınç "tır. Aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi, uygulanan basınç ile çözgen geçişi sağlanabilir.



Osmotik basınç sadece çözeltinin bir özelliğidir. Kullanılan membran yarı geçirgendir. Bu nedenle osmotik basınç, çözelti ve saf çözgenin yapısı arasında gerçek farkın bir ölçüsü olarak dikkate alınmalıdır. Membranın bir kesimindeki çözeltideki osmotik basınç arttırılırsa akış ters çevrilir. O zaman saf çözgen çözelti içine geri dönecektir. Bu olay su ve atıksuyun arıtılmasında " ters osmoz "un temelini oluşturur. Ters osmoz, filtrasyona bir dereceye kadar benzer. Süreç hiperfiltrasyon olarak da adlandırılmıştır. Fakat aralarında bazı önemli farklar vardır ; ( a ) Adi filtrasyonda çok küçük olan osmotik basınç ters osmozda aşırı derecede önemli rol oynar, ( b ) Düşük su içeriğine sahip filtre keki, çözeltinin osmotik basıncı çözgen azalması ile arttığından dolayı ters osmoza uygulanamaz ve ( c ) Ayırıcı filtreler öncelikle hacim esası üzerinde çalışır, fakat desalinasyonun yarı geçirgen ters osmoz membranları diğer faktörlere de önemli ölçüde bağlıdır.

Osmoz ve Osmotik Basınç...

Osmotik basınç, konsantrasyon ve mutlak sıcaklık ile orantılıdır.

P OSMOTİK = ( n / V M ) ( R ) ( T )

Burada ; n : mol sayısı, V M : molar hacim, R : ideal gaz sabiti ve T : mutlak sıcaklık.

Bu eşitlik sadece seyreltik çözeltiler için geçerlidir. Daha derişik çözeltiler için, yukarıdaki denklem osmotik basınç katsayısı ( KOSMOTİK ) ile düzeltilmelidir.

P OSMOTİK = ( K OSMOTİK ) ( n / V M ) ( R ) ( T )

" Robinson " ve " Stokes " pekçok elektrolit için osmotik basıç katsayılarını gösteren bir cetvel düzenlemişlerdir. Pekçok elektrolit için 1'den küçüktür ve genellikle derişim artışı ile azalır. Böylece, seyreltik çözeltiler için bulunan osmotik basınç genellikle gözlenenden daha yüksek basınç değerleri verir. Osmotik basınç doğrudan hesaplanabileceği gibi, donma noktası alçalmasından veya buharlaşma basıncı düşüşünden de hesaplanabilir. " Van't Hoff "un " eriyik bombardımanı " teorisi ideal gaz yasası ve osmotik basınç denklemi arasındaki analog üzerine kurulmuştur. " Van't Hoff "un yarı geçirgen membranla eriyik moleküllerinin çarpışmasından oluşan osmotik basıncı dikkate almış ve çözgen moleküllerinin bir etkisi olmadığını kabul etmiştir. Bu modele göre, çözeltinin osmotik basıncı, ideal gaz eğer çözelti ile aynı hacmi kaplıyorsa ideal gazın basıncına eşittir. Buna, çözgen moleküllerinin hiçbir etkisi olmadığına, membran ile sürekli olarak temas halinde olduklarından dolayı itiraz edilebilir. Osmoz olayının değişik bir açıklaması, çözgen moleküllerinin dikkate alınması ile yapılmıştır. Buna göre, osmoz ve osmotik basınç çözgen molekülleri ile yarı geçirgen membranın farklı bombardımanı sonucu oluşur. Eriyik molekülleri, eşit olmayan bombardımana neden olur ve çözgen basıncındaki farklılık eriyik miktarının artması ile artar. Ters osmoz membranı ultrafiltrasyonda olduğu gibi bir elek rolü oynamaktadır. " Hassler ", temeli, membran karşısına çözgen damıtılmasına dayanarak çalışan bir desalinasyon sistemi geliştirmiştir. Selüloz asetat desalinasyon membranları çözelti difüzyon mekanizması işleyişi ile görev görür. Bu membranlar arasına akan su ve tuz basit bağımsız homojen difüzyon denklemleri ile açıklanır. Günümüzde ters osmoz membranları için kuramsal gelişmeler bu modeller üzerine kurulmuştur.

Su ve Eriyik Difüzyonu...

Eğer bir çözelti üzerinde herhangi bir dış etki ve çift yönlü akış yok ise ;

F İ O = ( L İİ O ) ( K OSMOTİK ) ( DELTA G İ ) + TOPLAM J ( L İJ O ) ( K OSMOTİK ) ( DELTA G J )

denklemi, basınç ve derişim faktörlerini içeren bir difüzyon denklemi ile sadeleşir. " Merten ", basınç gradyanının çözgen akışı için önemli olduğunu gösterip, derişim gradyanının eriyik akışı ile saptandığını ortaya koymuştur. Homojen çözelti difüzyon modeline göre, membrandaki suyun difüzyon katsayısı, D T - W O , suyun derişimi, C W ve suyun molar hacmi, V M , basınçtan bağımsız olurlarsa, geçirgenlik akısı aşağıdaki denklem ile ifade edilebilir ;

F W O = { [ ( D T - W O ) ( C W ) ( V M ) ] / [ ( R ) ( T ) ( d M ) ] } ( DELTA P - DELTA P OSMOTİK )

Böylece, birim membran alanındaki debi, doğrudan " driving " basıncı ile orantılıdır.

[ ( D T - W O ) ( C W ) ( V M ) ] / [ ( R ) ( T ) ( d M ) ]

terimleri su geçirgenlik katsayısı içine yerleştirilirse ;

F W O = ( W P ) ( DELTA P - DELTA P OSMOTİK )

denklemi elde edilebilir. Membran arasına eriyik akışı çözelti difüzyon modeli ile ifade edilirse, " driving " kuvveti tamamen membran boyunca derişim gradyanına eşittir.

F İ O = ( D T - İ O ) ( dC İ - M / dx ) = ( D T - İ O ) ( DELTA C İ - M / d M )

Burada ; C İ - M ve DELTA C İ - M : membran içindeki " i " türlerinin derişimi ve d M : membran kalınlığı.

Genellikle, selüloz asetat membranları için ilgili aralıkta sabit olan dağılma katsayısı, K D , birleştirilerek membranın yanındaki C İ , çözelti derişim terimlerinde açıklanabilir. Buna göre ;

F İ O = ( D T - İ O ) ( K D ) ( DELTA C İ / d M ) = ( K P ) ( DELTA C İ )

şeklinde yazılabilir. Burada ; K P , " i " türleri için geçirgenlik katsayısıdır. Suyun geçirgenlik katsayısı, W P ve eriyiğin geçirgenlik katsayısı, K P uygulanan yönteme ve membran tipine bağlıdır. Eriyik akışı sadece derişime bağlı iken, su akışı net basınç farkına bağlıdır. Böylece, besleme suyu çözelti basıncı artarken, membran arasına su akışı artar ve eriyik akışı esas olarak sabit kalır. Temizlenen suyun miktarı ve kalitesi net " driving " basıncın artması ile artar. Bu denklemler, uygulanan sabit basınçta besleme suyu eriyik derişimi artarken, üretilen suyun kalitesinin azaldığını da gösterir. Bu etki beslemedeki osmotik basınç artması nedeniyledir. Verilen beslemeden gittikçe artan miktarlarda su ekstrakte edildikçe eriyik derişimi daha düşük hale gelir ve su akısı durur. Yüksek besleme derişimleri nedeni ile yüksek su kazanımı sonucunda sudaki eriyik de artar.



Yukarıdaki şekil, kazanım suyunun bir fonksiyonu olarak, sabit basınç için su akısındaki değişimleri göstermektedir. Besleme tuzluluğu bir parametre olarak düşünülmüştür. Su akısı, besleme tuzluluğunun artması ile azalır.



Tekrar edilecek olursa, ürün su kalitesi, besleme tuzluluğu ve kazanım hızı artışı ile azalır. Ters osmoz olayında tuzun giderilmesi, R İ O ile gösterilirse ;

R İ O = ( C İ - C - C İ - P ) / ( C İ - C )

Burada ; C İ - C : gelen ayırılacak " i " türünün derişimi ve C İ - P : üründeki " i " türünün derişimi.

Bu atılma ;

[ ( 1 - R İ O ) / ( R İ O ) ] = [ ( K P ) ( C W - P ) ] / [ ( W P ) ( DELTA P - DELTA P OSMOTİK ) ]

şeklinde eriyik geçirgenliğinin su geçirgenliğine oranı olarak ifade edilebilir.

Selüloz Asetat Membranının Özellikleri...

Membran " Loeb - Sourirrajan " tekniği ile üretilen asetat selüloz filmi olarak hazırlanır. Bu membran en dışında ince bir kabuktan oluşup, iç kısmında gözenekleri içeren kalın bir tabaka ile çevrilidir. Tipik membran kalınlığı yani poroz tabakası 100 mikrondur. Yüzeydeki ince tabakanın kalınlığı ise 0.2 mikrondur. Membrana özel bir solvent emdirme işlemi uygulanır. Ağırlıkça % 15 - 25 selüloz asetat, aseton, su ve magnezyum perkloratın 0 derecede bulunduğu solvent sisteminde çözülür. Bu işlem " casting " işlemi olarak adlandırılır. Bazen su ve magnezyum perklorat yerine formamid de kullanılmaktadır. Membran doygunluğu sırasında ağırlıkça % 60 - 70 su adsorplayıp bunu gözeneklerde tutundurur. " Casting " halindeki bu membranlar yüksek molekül ağırlıklı organik maddeleri geçirmezler. Sodyum klorürün sadece çok az bir kısmı geçer. Yarı geçirgenlik 60 - 70 derece sıcaklıklarda arttırılır. Bu işlem sırasında membran seçimli olarak geçirgenlik görevi yapar. Bu yarı geçirgenlik birkaç faktörün oluşması ile kontrol edilir ; ( a ) kullanılan selüloz asetat filminin asetil içeriği, ( b ) " casting " çözeltisine magnezyum perklorat, çinko, klor gibi maddelerin katılması, ( c ) " casting " çözeltisinin eriyiklerinin oranı ve seçilmesi, ( d ) havayı kurutma hızı ve ( e ) ısıl arıtma sıcaklığı. Isıl arıtma sıcaklığı ve zaman suya ve tuz geçirgenliğine büyük ölçüde etki eder ve yüksek basınçlarda membranı sıkıştırıp ısıl işleme özelliği arttıkça akı azalır.

Besleme Sıcaklığı ve pH...

Tuz ve su akıları sıcaklığa bağlıdır. Su geçirgenlik katsayısı ve eriyik geçirgenlik katsayısı sıcaklık artışı ile artar. 15 - 30 derece sıcaklık aralığında su akısı yaklaşık her derecede % 3.5 artar. Besleme suyu sıcaklığı membranın sıkışması ile de artar.

Sistem Tasarımı...

Tasarımda dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda özetlenmiştir.

( 1 ) Kırılabilir bir membranın 300 - 1,500 psig basınçlara dayanabilmesi.
( 2 ) Yüksek besleme basıncı ve düşük basınçlı ürün suyu suyu ile temasından tuzlu akışın önlenmesi.
( 3 ) Basıncı azaltılan ürün kabının yüksek yoğunluğa sahip olması.
( 4 ) Derişim polarizasyonunun azalması ve besleme kanallarının bozulabilmesi.
( 5 ) Tuzlu su ve ürün akışının besleme üzerine olumsuz etki yapmaması.
( 6 ) Membran yerine konulan ürünlerin minimize olması.

Bu sorunları çözmek, ekonomik ve güvenilir kriterler elde etmek için dört farklı tip model tasarımı geliştirilmiştir ; ( a ) tabak kafes, ( b ) tüpler, ( c ) spiral kıvrımlar ve ( d ) ince iplikler.


Modül elemanı Paket yoğunluğu
( m2/m3 )
42 kg/cm2'de
su akısı
( m3/m2.gün )
Birim hacim su çıkışı
( m3/m3.gün )
Sodyum klorür
giderimi
Besleme kanalı
basınç kaybı
( kg/cm2 )
Ürün kanalı
basınç kaybı
( kg/cm2 )
pH sınırı Temizleme
kolaylığı
Tabak kafes 492 0.4 0.161 Çok iyi 2.10 2.10 2 - 8 Zayıf
Tüpler 164 0.4 0.054 Çok iyi 3.5 0.7 2 - 8 Çok iyi
Spiral kıvrımlar 820 0.4 0.268 Çok iyi 0.7 3.5 2 - 8 Çok iyi
Poliamid ince iplikler 16,404 0.04 (28) 0.535 Zayıf 0.7 3.5 0 - 12 Zayıf
Selüloz asetat ince iplikler 8,202 0.12 (17.5) 0.803 İyi 0.7 3.5 3 - 7 Zayıf

Bir ters osmoz ünitesi paralel düzenlenmiş bir seri modülden ibarettir. Önemli tasarım değerleri ; kazanım, ürün su kalitesi, basınç, tuzlu su akış hızı, ön arıtma derecesi ve son arıtmadır. Bir ters osmoz ünitesinin tasarımı için ; besleme suyunun tipinin, bileşiminin, değişkenliğinin, sıcaklığin ve osmotik basıncın bilinmesi gerekir.

Ön Arıtma ve Akı Sürekliliği...

Beslemenin ön arıtımı tüm desalinasyon yöntemlerinde geçerlidir. Genelde besleme ve tuzlu su arıtımı şu amaçlar için yapılır ;

( 1 ) Fazla çamuru ya da süspanse katıları uzaklaştırmak.
( 2 ) Besleme pH ve sıcaklığını kontrol etmek ve düzeltmek.
( 3 ) Su yolunu ve membran tabakasını çökelerek kaplayacak olan bileşiklerin birleşimini kontrol etmek ve engel olmak.
( 4 ) Ekipmanın kirlenmesini önlemek ve dezenfekte etmek.
( 5 ) Emülsifiye edilen ve edilemeyen sıvı ya da organikleri çıkarmak.

Artan bulanıklık ve süspanse katılar genellikle çökeltme ve filtrasyon ile belirlenir ve koagülasyon ve flokülasyon ile uzaklaştırılır. Membran yüzey alanı bakteri ve mantarların büyümesi için iyi bir yüzey oluşturur. Membran yüzeyinde biyolojik büyüme hızını durdurmak için besleme suyunun klorlanması iyi bir yöntemdir.